Kısaca
Tek ortak parola kolaydır ama üç ayrı sorun üretir: kim bağlandı bilinmez, hat paylaşılamaz, parola hiç değişmez.
Çoğu kafede, küçük otelde ve ofiste misafir Wi-Fi'si tek bir parolayla çalışır. Parola duvarda asılıdır ya da menünün arkasına yazılmıştır. Kurulumu beş dakika sürer ve ilk gün sorunsuz çalışır.
Sorunlar sonra başlar.
Sorun 1: Kim bağlandığını bilmiyorsunuz
Ortak parolalı bir ağda, bağlanan cihazlar hakkında elinizde yalnızca birer MAC adresi ve IP adresi olur. Bunlar bir kişiyi göstermez.
Bir sorun yaşandığında — ki bu genellikle size resmî bir yazı gelmesiyle başlar — "o saatte ağımda kim vardı?" sorusuna verecek bir cevabınız olmaz. Cihaz listesi bu soruyu cevaplamaz.
Kimlik doğrulamalı bir girişte ise her oturumun arkasında doğrulanmış bir iletişim bilgisi durur. Soru sorulduğunda cevabı üretebilirsiniz.
Sorun 2: Hat birkaç kişide toplanıyor
Ortak parolalı ağda herkes aynı havuzdan çeker. Tek bir misafirin büyük indirmesi, kalan herkesin bağlantısını yavaşlatır.
Kullanıcı başına sınır koyabilmek için önce kullanıcıları ayırt edebilmeniz gerekir. Ortak parolada ayırt edilecek bir kullanıcı yoktur; yalnızca cihazlar vardır ve cihaz sayısı sürekli değişir.
Doğrulamalı girişte her oturumun sahibi bellidir. Buna göre şunları yapabilirsiniz:
- Misafir başına hız sınırı
- Oturum süresi (örneğin kafede 2 saat)
- Günlük veri kotası
- Giriş yöntemine göre farklı sınırlar
Böylece hat, kalabalık saatte de herkese yeter.
Sorun 3: Parola hiç değişmiyor
Teoride parola düzenli değişmelidir. Pratikte değişmez, çünkü değiştirmek şunları gerektirir:
- Duvardaki kâğıdı yenilemek
- Personele haber vermek
- O anda bağlı olan herkesin yeniden bağlanması
- Yazıcı, POS cihazı, tablet gibi sabit cihazların ayarlarını güncellemek
Bu yük nedeniyle parola yıllarca aynı kalır. Bir zaman sonra parola artık "misafirlerin bildiği" değil, "mahallenin bildiği" bir şeydir.
Tek kullanımlık kodla çalışan bir girişte değiştirilecek bir parola yoktur. Her misafir kendi kodunu alır, kod kullanıldıktan sonra değersizleşir.
Peki ya "parolasız açık ağ"?
Bazı işletmeler parolayı tamamen kaldırıp ağı açık bırakır. Bu, yukarıdaki üç sorunun üçünü de büyütür ve dördüncüsünü ekler: açık bir ağda aynı ağdaki diğer cihazlar birbirini görebilir.
Misafir ağında cihaz yalıtımı (client isolation) açık olmalıdır. Misafirler birbirinin cihazını görmemeli, yalnızca internete çıkabilmelidir.
Geçiş neyi değiştirir?
Ortak paroladan doğrulamalı girişe geçtiğinizde misafirin gördüğü tek fark, ilk bağlanışta bir sayfanın açılması ve telefonuna bir kod gelmesidir. Yaklaşık 20 saniye sürer. İkinci gelişinde cihaz hatırlanırsa o 20 saniye de ortadan kalkar.
Sizin tarafınızda ise şunlar değişir:
| Ortak parola | Doğrulamalı giriş |
|---|---|
| Kim bağlandı belli değil | Her oturumun sahibi belli |
| Hat paylaşımı yok | Kullanıcı başına sınır |
| Parola yıllarca sabit | Parola yok, tek kullanımlık kod var |
| Kayıt yok ya da eksik | Oturum kaydı tutuluyor |
| Karşılama ekranı yok | Markanıza uygun karşılama |
Nereden başlanır?
Geçiş için ağı baştan kurmanız gerekmez. Misafir trafiğinin ağ çıkışındaki bir cihazdan geçmesi yeterlidir. Erişim noktalarınız olduğu gibi kalır; markaları ya da modelleri fark etmez.
Uygulamada sıra genelde şöyledir: önce misafir ağını personel ağından ayırın, sonra misafir trafiğini kapıdaki cihaza yönlendirin, en son giriş yöntemlerini ve sınırları ayarlayın.